ANTALYA-TÜRKİYE'nin Rivierası

Etekleri çam ormanlarıyla kaplı, düz olmayan kıyı kesitiyle koylar oluşturanAşağılara inildikçe berrak denizine ulaşılan Toros dağları Antalya’da bulunmaktadır. Yılın 300 gününde yüzülebilen bu bölge, güneş banyosu, farklı su sporları, su kayağı, yelken sporu, dağcılık ve mağaracılık için bir cennettir.
  • GEZİ
    SEYAHAT
    HOTEL
    MOTEL
    TATİL YÖRELERİ
    AKDENİZ
    EGE
    KARADENİZ
    İSTANBUL
    ANTALYA
    TURİZM

BLOG TATİL


Tatil ve turizm rehberiniz

TATİLİMİZİ NEREDE GEÇİRELİM

« Önceki |

8/11/2009

Tatil planlarına başlayın !


Mika Tur ve Tatilbudur.com 'un ortaklarından Derya Bülent Kuş yaptığı açıklamada, 2010 yılı için büyük bir kampanya dönemi ile erken rezervasyon dönemine başladıklarını ve bu erken girilen 1.erken rezervasyon dönemini tatilcilerin çok iyi takip etmeleri gerektiğini çünki, gerçektende bu indirimlerin ileriki dönemlerde bir daha bu indirim oranları ile olamayacağını vede bu indirim oranlarınında sınırlı sayıda odalar için olduğunu belirtti.

2009 yılı tatili için en çok tercih edilen bölgeleri tercih sırasına göre sayarsak Antalya, Bodrum, Marmaris, Kuşadası, Ayvalık, Çeşme ve Didim bölgeleri tercih edildiğini bildirdi.

Derya Bülent Kuş, 2009'da da geçen yıllarda olduğu gibi misafirlerinin tercihlerinin 5 yıldızlı oteller olduğunu belirterek, bu taleplerin belli bir kısmının ise daha uygun fiyatlı 5 yıldızlı otellerde yoğunluk kazandığını belirtti. Genel olarak bakınca 5 yıldız tercihinde değişiklik olmadı, ancak uygun fiyatlı 5 yıldızlı oteller daha fazla rağbet gördü” şeklinde konuştu.

Türkiye'de tatile giden belirli bir kitle bulunduğunu ve bu kitlenin krizden çok fazla etkilenmediğini ifade eden kuş, şunları kaydetti:

“Tatile yine gidiliyor, hatta geçen yıla göre artış da var. Biz şirket olarak geçen yıla göre çok büyüdük, ancak bu büyüme sektörün tamamına yayılmadı. Sektör, 2008 yılına yakın rakamlarda kalırken, bizim şirketimiz ile tatile gidenlerin sayısında her yıl olduğu gibi, artış oldukça büyük oldu. Bunun sebebini ise şirketimizin yapmış olduğu anket çalışmalarında öncelikle oteller ile yapılan kontratlarımızda misafirlerimiz için çok uygun fiyatlarla anlaşmalar yaparak ve hiçbir firmada bulunmayan çok özel indirimler sunduğumuz için fiyat avantajlarından dolayı bizi tercih ettiklerini öğrendik. Bunun yanı sıra misafirlerimizin bölgedeki aldığı rehberlik hizmetlerinden dolayı memnuniyetleri ve müşteri hizmetlerimizin misafirlerimize rezervasyon yaptırdığı tesis ile ilgili istek ve taleblerine çok hızlı bir şekilde istekleri doğrultusunda çözüm odaklı çalışarak misafirlerimizin mutluluğu için 24 saat hizmet vermeleri şirketimizin misafirlerinin artışında büyük rol oynamıştır.

Tamamen teknoloji odaklı alt yapımızda Türkiye’deki ilkleri başararak ve şirketimizin bünyesinde bulunan bilgi işlem departmanımızın hazırlamış olduğu rezervasyon programımızın kolay kullanımı ile on-line rezervasyonda misafirlerimize çok kolay olarak üç adımda rezervasyonlarını tamamlayabildikleri www.tatilbudur.com sitesi üzerinde çalışan rezervasyon sistemimizinde 2009 yılındaki tatil rezervasyonlarının artışındaki rolü büyük ölçüde önem taşımaktadır.

2010 Erken rezervasyon fırsatlarının bu sene misafirlerimiz için belli bir süre inanılmaz indirim oranları ile çok uygun fiyatlarda başladığını belirten Derya Bülent Kuş, erken rezervasyon döneminde yaptırılan rezervasyonların uygun fiyatlarda olduğunu yurt dışından gelen turistlerin bildiği gibi türk turistlerinde artık, ne kadar erken rezervasyonlarını yaptırırlar ise o kadar ucuz tatile çıkabileceklerini öğrendiklerini ve bu dönemlerdeki rezervasyon sayılarının her sene katlayarak büyüdüğüne de dikkat çekti.

27/6/2009

Heybeliadada hafta sonu tatili yapalım.

Halki Palas OteliHeybeliada, İstanbul'un Büyükada'dan sonra en büyük adaşıdır. Şimdiki sanatoryumun bulunduğu Çamlimanı'ndan sandala binip açılanlar bestelemiş "Biz Heybeli'de her gece mehtaba çıkardık" şarkısını. Bir zamanlar bakır madeni çıkarılan adaya Halkı, yani bakır ismi verilmiş, bir heybeye benzediğinden sonraları Heybeliada adını almıştır.

İstanbul'un en çok rağbet gören sayfiye yerlerinden biridir. Sadece doğasıyla, temiz havası ve güzellikleriyle değil, bahriyesi, sanatoryumu, ruhban (papaz) okulu gibi kurumlarıyla da ünlüdür.

Adanın eni 2700 metre, boyu 1200 metredir. 4 tepeden oluşan Heybeliada, İstanbul adalarının orta yerinde bulunmaktadır. En yüksek tepe Değirmentepe'dir (136 metre). Diğer tepeler, Taşocağı Tepesi, Makarios Tepesi ve Ümit Tepesi'dir. Eski adı Papaz Tepesi olan bu tepe 85 metre yüksekliğinde olup üzerinde Papaz Okulu bulunmaktadır. Adada dörtte liman vardır. Güzel bir koyda bulunan Çam Limanı ile Bahriye Limanı bunların en önemlileridir.

Adanın önemli yapıları, Bahriye Okulu, Aye Ofemya Ayazması, Türkiye'nin ilk sanatoryumu olan Heybeliada Sanatoryumu (Kuruluş: 1924), Heybeliada'nın ünlü sakinlerinden olan Hüseyin Rahmi Gürpınar Lisesi, Abbas Halim Paşa Köşkü, Papaz Okulu, diğer dini yapılar ve resmi binalardır. Adadaki, birine "Büyük Tur", diğerine "Küçük Tur" denilen iki tur yolunda, yaz mevsimlerinde eşek ve arabalarla turlar yapılır. Küçük Tur'a, Aşıklar Turu da denmektedir.

Heybeliada da, İstanbul'un diğer adaları gibi, motorlu araçtan arındırılmıştır. Evliya Çelebi, Heybeliada'da bir Bostancıbaşı ile birkaç Subaşı askerinin bulunduğunu, adanın gelirinin Kaptan Paşa'ya verildiğini kaydeder.
Yaz kış açık olan otelde 0-6 yaş arası çocuklardan ücret alınmazken rezervasyon yaptırmak isteyenlere ön ödeme ön koşulu var.
Adres: Refah Şehitleri Cad. No: 88 Heybeliada
Tel: 0 216 351 00 25

Halki Restaurant
Adanın en eski ve en mütevazı restoranlarından biri olan mekanda sadece balık ve deniz ürünleri bulunuyor. Aslında adaya yakışanı da bu... Açık ve kapalı bölümleri olan Halki Restaurant'ın çeşit çeşit mezeler, börek, kalamar, salata ve yarım şişe rakıdan balıktan oluşan mönüsüyle keyifli bir ziyafet çekebilirsiniz.
Adres: Ayyıldız Cad. No: 32
Tel: 0 216 351 85 95

Başak Restaurant
Et ürünleri ağırlıklı bir mönü sunan lokantada balık bulmak da mümkün. Açık ve kapalı olmak üzere iki mekanı var. Köfte veya piliç, salata, börek, fırın makarna, közlenmiş patlıcan salatası, meyve ve çeşitli içkiler tercih edebilecekleriniz arasında.
Adres: Ayyıldız Cad. No: 38
Tel: 0 216 351 12 89

Park Restaurant
Park Restaurant cazip fiyatları ve kaliteli hizmetiyle 1947'den bugüne aralıksız hizmet veriyor. Yaz gecelerinde düzenlenen Türk geceleri ve Yunan geceleriyle, kalitesinden ödün vermeden, yemeklerinde ev tadı ve temizliğiyle misafirlerine keyfili zamanlar vadediyor.

Daha çok balık ağırlıklı olan mönüye et yemekleri ayrı bir zenginlik katıyor. Binbir çeşit soğuk ve sıcak meze de Park Restaurant'ın vazgeçilmez tadları arasında.
Adres: Heybeliada İskele Meydanı Ayyıldız Cad.No:24
Tel: 0 216 351 85 00

27/6/2009

Fethiye - Kelebekler Vadisi

Buraya karayolu ile ulasim yok. Ancak tekne ile gidiliyor. Icerige dogru gidildikce kayalik ve ormanlik bir alanla karsilasiyorsunuz. Burasi Kelebeklerin dogal yasam alani. Duydugum kadariyla 28 farkli tur yasiyor. Agustos ayi onlarin en yogun bulunduklari donem.

Yer Fethiye yakinlarinda. Tekne ile 1.5 saat falan sürüyor.

 

28/9/2007

Bodrumda mavi yolculuğun tadı başka...


"Mavi Yolculuk" sizleri Ege kıyılarındaki Bodrum ve Gökova sahilleri boyunca alır götürür -hatta daha da öteye-; yüzebileceğiniz, balık tutabileceğiniz,çeşitli su sporları yapabileceğiniz keşfedilmemiş koylara ve sadece tekneyle ulaşabileceğiniz arkeolojik kalıntılara. Dünyanın bu güzel bölümünün kültürüyle ve bozulmamış karakteriyle yakınlaşmak için "Mavi Yolculuk" gerçekten unutulmayacak bir anı ve değerli bir fırsat olacaktır. Kim daha önce bir Mavi Yolculuk yaptıysa mutlaka bu tatili yaşamak için tekrar gelir. Gelirken de tadına doyamadığı  ''Mavi Yolculuk" için en yakın arkadaşlarını ve sevdiklerini de peşinden sürükler.

Mavi yolculuk güzergâhının ağırlıklı bölümünü Bodrum ile Demre arasındaki Ege ve Akdeniz koyları oluşturur. Günümüzde “Mavi Yolculuk”, genellikle 18-30 metrelik gulet tipi ahşap teknelerle yapılır. Rüzgâr elverdiği sürece yelken açılsa da genellikle motor gücüyle seyir yapılır. Her teknede Mavi Yolculuk için gelen misafirimizin ihtiyaçlarını karşılayacak ekipmanlar vardır. Mavi Yolculuk için genellikle 4 ila 8 kabinli tekneler kullanılır ve her odada özel duş / WC mevcuttur. Klimasız standart, klimalı lüks ve klimalı delüks  yatlar olmak üzere istenilen kalite standartında yat kiralamak mümkündür.

Arzu ederseniz arkadaş grubunuz ile birlikte  Bodrum Yatçılık’ ın  çok geniş yat filosundan istediğiniz kalitedeki, beğendiğiniz bir yatı kiralayabilirsiniz. Yemek menüsünden, tur rotasına kadar Mavi Yolculuk organizasyonunuz tamamen sizin tercihlerinize göre şekillendirilecektir. Yatlarımızdaki deneyimli kaptan ve mürettebatımız; sadece size özel servis vererek, unutulmaz anılar ile dolu bir  “Mavi Yolculuk”” serüveni yaşamanız için hizmetinizde olacaktır.  Daha geniş bilgi almak, yatlarımızın resim, detayları  ve  fiyatları  için lütfen  “Özel Yat Kiralama”  bölümüne bakınız.

Bodrum Yatçılık olarak “ Mavi Yolculuk””  için bir grup oluşturmanın zorluklarının farkındayız. Yalnız kendiniz, eşinizle veya arkadaşınızla da “Mavi Yolculuk” yapma imkanı tanıyoruz. Bodrum Yatçılık’ ın kesin hareketli haftalık kabin turlarına iştirak edip farklı milletlerden deniz sevdalıları ile buluşma imkanınız olabilir. Daha geniş bilgi için lütfen  “Kabin Kiralama”   bölümüne bakınız.


Cevat Sakir
"Mavi Yolculuk" kavramı, Türk Edebiyatı'nın önemli şahsiyetlerinden Cevat Şakir Kabaağaçlı'yla özdeşleştirilebilir. 'Halikarnas Balıkçısı' olarak bilinen Cevat Şakir, politik düşünceleri sebebiyle 1962 yılında Bodrum'a sürgüne gönderilmişti. Zamanla çevresine hayran kalmış ve entelektüel bir merakla Bodrum'un kültürel tarihini araştırmaya başlamıştır. Bir sünger avcısının 'Yatağan' adlı kayığını kiralamış ve Homeros ile ölümsüzleşmiş olan Ege sahillerini tekrardan keşfetme macerasına atılmıştır ve böylece 'Mavi Yolculuk' doğmuştur.

Eski Halikarnas olan Bodrum Limanı, Ege ve Akdeniz'in buluştuğu noktada yer alır. Aynı zamanda bir denizcilik merkezi olan Bodrum, 15.yy'da Rodos Şövalyeleri'nce inşaa edilmiş ve çok iyi derecede korunmuş olan St. Peter Kalesi'nide içerisinde bulundurur. Bu kale sonradan müzeye çevrilerek, su altı arkeoloji müzesine ev sahipliği yapar duruma getirilmiştir. Bodrum Yachting Bodrum'da kurulduğundan beri 'Mavi Yolculuk' organizasyonu yapma konusunda iddialı ve tecrübeli bir konumdadır.

28/9/2007

Bodrum da Gezilecek görülecek Yerler



Antik Kentler

Antik Tiyatro: Bodrum-Turgutreis yolu üzerinde yeralmaktadır. 13.000 kişilik tiyatronun yapılan kazılardan sahne bölümü ortaya çıkarılmış ve oturma yerleri restore edilmiştir.

Kaya Mezarları:Tiyatronun daha yukarısında ve yamaçta Helenistik ve Roma devrine ait kaya mezarları bulunmaktadır.

Myndos Kapısı: Kentin batısında, Halikarnassos'un giriş kapılarından biriydi. Myndos kapısı iki anıtsal kule ile onların ardında şehre girilen kapının yer aldığı bir iç avludan oluşmaktaydı. Bu kapının kuzeyinde yer alan surlar ile kulelerin onarımının birinci aşaması 1999 yılında tamamlanmıştır.

Çıfıt Kale (Aspat): Yarımadanın güneybatısında Bağla koyuna yakın bir kayalık üzerinde kurulmuştur. Çeşitli uygarlıklara ait kalıntılar yer almaktadır.

Antik Kentler: Myndos (Gümüşlük), Termena (Akçaalan) Telmisos (Gürece), Kadıyanda (Aşağıgöl), Theangela (Etrin) Yarımada bulunan antik kentlerdir.

Stratonikeia: Yatağan - Milas karayolu üzerinde bulunan Eskihisar köyündeki harabeler Karya, Roma, Bizans devirlerine ait zengin kalıntılara ev sahipliği yapmaktadır.

Lagina: Yatağan'ın Turgut mevkisindeki Hekate tapınağına toprak yoldan (9 km.) gidilerek ulaşılır. Karia'nın önemli merkezlerinden biri olan Lagina'nın antik bronz çağından beri yerleşim olduğu, yapılan kazılardan anlaşılmaktadır.

Sedir Adeun (Kedreae): Gökova - Akyaka'dan ya da Çamlıköy'den denizyolu ile ulaşılabilen Sedir Adası, doğal ve tarihi güzellikleriyle yörenin gözde ören yerlerindendir. Apollo Tapınağı, tiyatro, antik liman ada da görülecek ilk kalıntılardır. Ünlü Kleopatra plajı da bu adadır.

Sarnıçlar: Yarımadanın hemen tamamında Osmanlılar tarafından yapılan ve bugün 'Gümbet' olarak tanımlanan sarnıçlar görülür. Zamanın zenginleri tarafından kendi adlarına inşa edilmişlerdir.


Kaleler

Bodrum Kalesi (Saint Petrum): M.S. 15. yy.da Rodos Şövalyeleri tarafından St. Peter adına 99 yılda inşa edilmiştir. Halikarnassos'un ilk kurulduğu noktada Zephyrion adası üzerine kurulmuştur. Kale'nin yapımı sırasında Mausolos Anıt Mezarının taşları ve rölyefleri kale duvarlarında kullanılmıştır. Osmanlılar zamanında Kale içindeki kiliseye bir minare ilave edilerek bir cami haline getirilmiştir. Ayrıca bir de küçük Türk Hamamı inşa edilmiştir. 1595'te hapishane olarak kullanılan Kale bugün müze olarak düzenlenmiştir. Yaklaşık 30.000 m²'lik alana sahip olan kalede 5 kule vardır. Bunlar Fransız, İngiliz, İtalyan, Alman kuleleri ile Yılanlı Kule'dir.


Camiler, Türbeler

Mustafa Paşa Cami: Kızılhisar'lı Mustafa Paşa, Bodrum'a tersane yaptırmak için geldiğinde bu camiyi yaptırmıştır (1723).

Tepecik Cami: Mustafa Paşanın kahyası Hamam Ağa tarafından yaptırılmıştır.

Adliye Cami: II. Abdulhamit'in gönderdiği ve halktan toplanan paralarla 1901 yılında yapılmıştır.

Şaldırşah Horasani Türbesi, Kubbeli Türbesi, Mustafa Paşa ve Kaptan-ı Derya Cafer Paşanın mezarlarının bulunduğunu Mustafa Paşa Türbesi, Koyunbaba Türbesi görülmeye değer yerlerdir.


Bodrum'da Eğlence Yerleri

Bodrum Ege kıyıları içinde yaşamının renkliliği ile tanınmış en önemli ilçemizdir. Günün her saatinde değişen canlılığı ve renkliliğin yanı sıra, gece yaşamının olanca çekiciliği Bodrum'un ana karakteridir. İskele Meydanından başlayıp Kumbahçe Mahallesinin sonuna kadar devam eden Cumhuriyet caddesinde yaz geceleri adım başı rastlanan meyhaneler diskotekler, tavernalar ve barlar her yaştan insanın eğlenmesine olanak tanır. Bodrum gecelerinin gizemli koyuluğu içinde, eski çağlardan kalmış bir tılsım gibi parıldayan kalenin manzarası, Bodrum akşamlarına ayrı bir güzellik katar. Cumhuriyet Caddesindeki barların yanı sıra Banka Sokak ve iç limanda da pek çok eğlence yeri bulunmaktadır. Taverna müziğinden caz müziğine kadar her türlü müziğin dinlenebileceği barlarda, Bodrum geceleri olanca çekiciliği ile yaşanır.

26/8/2007

Mağara içinde minyatür minare

Gümüşhane'nin Torul İlçesi'ne bağlı Cebeli Köyü'ndeki Damlataşı Karaca Mağarası her geçen gün ilgi odağı haline geliyor. Mağara içerisinde bulunan sarkıt ve dikitlerin oluşturduğu motiflere bir yenisi daha eklendi.

Mağara giriş kapısından 50 metre uzaklıkta sarkıt ve dikitler arasındaki minare minyatürü büyük ilgi toplamaya başladı. Damlataşı oluşumları açısından hem çok zengin hem de çeşitli renk ve şekiller sarkıt, dikit, sütun, org desenli duvarlar, mağara çiçekleri, mağara incileri, traverten havuzlar ve traverten basamakları Damlataşı Mağarası'nın en güzel örneklerini oluşturuyor. Tüm bu güzellikler yanında Damlataşı Karaca Mağarası'nın kapı girişinden 50 metre uzaklıktaki sarkıt ve dikitler arasındaki minyatür minare ise görenleri hayret içerisinde bırakıyor.

Mağara yatay yönde gelişme göstermiş, elipse benzeyen dört ayrı salonun birbirine birleşmesinden meydana gelmiştir. Bu salonlardan ikisi çatlak sistemlerinden sızan suların oluşturulduğu duvar damlataşları ile ikiye bölünmüş ve salon sayısı altıya çıkmıştır. Mağaranın girişi bir insan boyu yükseklikte başlayıp içeriye doğru gidildikçe bir huni şekilde genişlemektedir.
Karaca Mağarası'nı bir bütün olarak ele aldığımızda, giriş noktasından en uç noktaya 150 m. Uzunlukta olduğunu görürüz. Tavan yüksekliği ise ortalama 18 m. Dir. Mağaranın toplam iç alanı ise 1500 m2'dir.

Mağaranın Havası
Mağaranın içerisinde belirgin bir hava hareketi sözkonusu değildir. Bu sebeple mağara havasının nem oranı ağız kısmından içeriye doğru gidildikçe nispi bir artış gösterir.Yapılan ölçümlerde bu artış oranı ağız kısmında %65, 1/a No'lu salonda %70,1/b no'lu salonda %75'e çıkmaktadır. Mağara havası yaz mevsiminde dışarıya göre daha serin, kışın biraz daha sıcak olmaktadır. Bu özellikleri ile mağara, küçük bir mikroklima alanı olarak düşünülmektedir.

26/8/2007

Edremit'te kaplıca turizmi gelişiyor

Ege'nin kuzeyinde zeytinyağı ve temiz havasıyla meşhur Balıkesir'in Edremit İlçesi, adını kaplıcalarıyla da duyurmaya başladı. Bostancı bölgesinin termal turizm bölgesi ilan edilmesinden sonra oksijen bakımından İsviçre Alpleri'nden sonra ikinci sırada olan Edremit, tabii güzellikleri, şifalı kaplıcaları ve plajlarıyla da turizmcilerin iştahını kabartmaya başladı. Entur Edremit Kaplıcaları, şifalı sularının yanı sıra güler yüzlü hizmet anlayışıyla bölge turizmine büyük destek sağlıyor. Günü birlik hizmetin yanı sıra 15 günlük devreler halinde devre mülk sistemiyle pazarlanarak hizmet veren kaplıca tesisinde kür merkezi, fizik tedavi merkezi, aletli jimnastik salonu, çocuk oyun alanları ve kapalı yüzme havuzu, konferans salonu, kafe, kafeterya, restoran bulunuyor.

Balıkesir'in Havran İlçesi'ne bağlı Çamdibi Köyü'nde muhtarlığın işlettiği kaplıca da ilgi görüyor. Aynı bölgede 66 odalı Adramis Termal Otel de hizmet veriyor. Kaplıca sularının bağırsak tembellikleri, safra kesesi ve pankreas bezi salgılarının düzensizliği, romatizmal hastalıklar, damar hastalıkları ve esansiyel tansiyon yüksekliği, yaralanma ve ameliyat sonrası eklem ve adale fonksiyonlarının geri kazandırılması, sebebi farklı ve kısmi ve tam felçler, siyatik, kol ve boyun ağrılarına sebep olan sinir baskılarına iyi geldiği ifade ediliyor. Edremit'e 8 kilometre mesafede bulunan Güre Beldesi'nde belediye tarafından işletilen kaplıcalar ise kış boyu doluluğuyla dikkat çekiyor.

Edremit Belediye Başkanı Yunus Bozbey, yılın 12 ayında tatil imkanı sağlayan Edremit'te son olarak Bostancı bölgesinin termal turizm bölgesi ilan edildiğini, ilçenin adını kaplıcalarıyla da duyurmaya başlamasının sevindirici olduğunu kaydetti.

TERMAL CENNETİ  EDREMİT KÖRFEZİ
 

       
 
          Kent yaşamının sorunlarından kurtulmak ve dinlenmek için yapacağınız bir tatil programında en iyi alternatif termal kaplıcalar...
            Güzelleşmek, genç kalmak, sağlıklı olmak, stresten uzak yaşamak, bedenle zihni mümkün olduğunca dinlendirmek. Tüm bunlar çağımız insanının şiddetle ihtiyaç duyduğu unsurlar. Kaplıcalar ve termal tesisler ise bu ihtiyaçların en kolay karşılığını bulduğunu yerler. Termaller, arkeolojik bulgulara göre yaklaşık 10 bin yıldır tedavi ve terapi amacıyla insanlığın hizmetinde. Termaller, romatizmadan ağrılı metabolizmal hastalıklara, kalp, kan dolaşımı ve damar sorunlarından eklem kireçlenmelerine, sinirsel hastalıklardan, sindirim ve deri hastalıklarına kadar bir çok tedavide olumlu sonuç verebiliyor. Bu anlamda termal turizm, üçüncü kuşak tabir edilen orta yaş üstü yerli ve yabancı turistler için de potansiyel sağlık kaynağı.
          Edremit Körfezi bir termal cenneti...
     Körfezde turizm, deniz ve dağ turizminin yanısıra termal turizme de dayanmaktadır.
       Edremit Körfezi, jeotermal kaynaklar bakımından çok zengin ve önceki dönemlerden beri kullanılan kaplıcalara sahiptir. Edremit’in jeotermalle ısınmaya başlaması ve yakın bir zamanda ilçenin tüm mahallelerinin jeotermal rahatlığını yaşayacak olması sıcak su kaynakları bakımından ne kadar şanslı olduğumuzun bir göstergesidir....

20/7/2007

Japon dağcılar Ağrı'da arındı


Yaş ortalaması 60'ın üzerinde olan bir grup Japon dağcı sağlık ve ibadet için Ağrı Dağı'nın zirvesine tırmandı.

Dünyanın neresine giderseniz gidin, özellikle turistik bir mekansa pek çok Japon'la karşılaşırsınız. Türkiye'ye ilgileri de son yıllarda giderek artıyor. Bir grup ise geçtiğimiz hafta Ağrı Dağı'na tırmanmak için ülkemizdeydi. Dağın zirvesi olan 5135 metreye kadar çıkan Japon grubunun en büyük özelliği ise yaş ortalamalarının 60'ın üzerinde olması. 6 kişiden oluşan dağcılar arasında 78 yaşında bir kadın da var. Profesyonel bir dağcı olan Fukushima Motoe, tüm tırmanış boyunca hiçbir sağlık problemi yaşamadan aşağı indi. Tur rehberleri Hayakawa Akio, Japonlar arasında son birkaç yıldır dağcılık ve trekking sporlarının çok popüler olduğu söylüyor. "40-70 yaş arasındaki Japonların en büyük hobisi dağcılık yapmak. 70 yaşından büyük olup da dağcılık yapan pek çok insan var. Çünkü sağlıkları için çok yararlı olduğuna inanıyorlar."

Bağlantılarım

Blogcu ile yapıldı