ANTALYA-TÜRKİYE'nin Rivierası

Etekleri çam ormanlarıyla kaplı, düz olmayan kıyı kesitiyle koylar oluşturanAşağılara inildikçe berrak denizine ulaşılan Toros dağları Antalya’da bulunmaktadır. Yılın 300 gününde yüzülebilen bu bölge, güneş banyosu, farklı su sporları, su kayağı, yelken sporu, dağcılık ve mağaracılık için bir cennettir.
  • GEZİ
    SEYAHAT
    HOTEL
    MOTEL
    TATİL YÖRELERİ
    AKDENİZ
    EGE
    KARADENİZ
    İSTANBUL
    ANTALYA
    TURİZM

BLOG TATİL


Tatil ve turizm rehberiniz

TATİLİMİZİ NEREDE GEÇİRELİM

« Önceki | Sonraki »

20/7/2007

Van Doğu'nun ot cenneti

Van'a otlu peyniri için bile gidilebilir

Doğal ve tarihi zenginlikleriyle ilgi toplayan Van'ın yemeklerinde çeşit çeşit otların yeri önemli. Otlu peynirin, eşkili ve inci kefalinin tadına bakmak için bile bu olağanüstü yöreye gitmeye değer




Van Doğu'nun ot cenneti Doğal ve tarihi zenginlikleriyle ilgi toplayan Van'ın yemeklerinde çeşit çeşit otların yeri önemli. Otlu peynirin, eşkili ve inci kefalinin tadına bakmak için bile bu olağanüstü yöreye gitmeye değer. Yüzüklerin Efendisi filmlerini biliyorsunuz. İnsanın soluğunu kesen görüntüler, filmin çekildiği Yeni Zelanda'yı bir anda dünyanın en önemli turistik hedefleri arasına kattı. Yerkürenin en ücra köşesinde olması, uzaklığı nedeniyle en pahalı uçak biletlerinin bu ülkeye kesilmesi, Avrupa ve Amerika'dan buraya uçmak isteyen turistlerin hevesini hiç kırmıyor, turizm giderek gelişiyor. Oysa biz de etkileyici görüntüler açısından Yüzüklerin Efendisi'ne daha da uygun dekor oluşturabilecek, ancak pek çoğumuzun farkında olmadığımız bir doğa cennetine sahibiz: Van yöresi...

Daha uçakla o koskoca deniz boyutlarındaki göl üzerinden alçalırken, manzaranın görkemi insanın başını döndürüyor. Gölün rengi hiçbir denizimize benzemiyor ve üstelik günün her saati, suyunun özelliğinden, havanın açık ya da bulutlu olmasından da kaynaklanan bir mucizeyle, göl, mavi, yeşil ve morun en güzel tonları arasında renk değiştiriyor. Van, çevresi 3 bin metreyi bulan ulu dağlarla çevrili, denizden 1640 metre yükseklikte bir çanakta yer alıyor. Dağlar kar ve yağmuru tutuyor. Dolayısıyla yılın ortalama 120 günü güneşli geçiyor. Van Gölü üzerindeki Akdamar adasında yer alan tarihi manastır kalıntıları, yaklaştıkça insanın içini titretmeye başlayan gümbürtüsüyle muhteşem Muradiye Şelaleleri, 3 bin yıl öncesi Urartu dönemine uzanan Çavuştepe Kalesi, Van'a 60 kilometre uzaklıktaki kartal yuvasını andıran Hoşap Kalesi, otomobille kolayca günübirlik gidilip dönülebilecek Doğu Beyazıt'taki dillere destan İshak Paşa Sarayı hakkında ayrıntılara girecek değilim. Bu köşenin konusu lezzet. Dolayısıyla, bu yazıda konumuzun dışına pek çıkmamam gerekiyor. Van'ın, yemek meraklıları için de önemi büyük. Öncelikle Ege bölgesi ile Van yöresi ortak bir özelliğe sahip. Ülkenin en batısı ile en doğusunun bu ortak yanı yenilebilir otların zenginliği ve yemeklerde bu otların kullanımı. Az önce değindiğim iklim ve doğa koşulları, Van'ı Doğu Anadolu'nun diğer kesimlerinden farklı kılıyor. Mevsimlerinde Van çanağında bir bölümü yalnızca buraya özgü otlar yetişiyor ve yöre halkı bu otları özelliklerine göre değerlendirmeyi çok iyi biliyor. Özelliklerinden kastettiğim, bu otların bir bölümü çiğ olarak fazlaca tüketildiğinde zehirli etki yapabiliyor. Halk bu otları ya hafif salamura ederek, ya haşlayıp suyunu dökerek zararsız hale getirdikten sonra yiyor. Kimileri hastalıkların tedavisinde kullanılıyor, bir bölümü doğrudan tüketilirken bir kısmı da gıda maddelerine katılarak değerlendiriliyor.

BU PEYNİRDE 60 ÇEŞİT OT VAR
Van bölgesi otlarının yoğun biçimde bir araya geldiği en önemli yiyecek otlu peynir. Bu güzelim peynirde yaklaşık 60'a yakın bitki türü kullanılıyor. Bir peynirde bu otların en az 20- 25'i yer alıyor ve bunlar peynire lezzet dışında besin değerini artırmak, sindirimi kolaylaştırmak, insan sağlığına zararlı mikroorganizma faaliyetlerini frenlemek amacıyla katılıyor. Bugün modern bilimsel imkanlarla saptanan bu özellikleri yüzlerce, hatta binlerce yıl önceki üreticilerin gözlem ve sezgileriyle tespit etmeleri, gerçekten etkileyici. Her ne kadar otlu peynir ülkemizin birçok bölgesinde aynı adla üretilse de kuşkusuz kendi mikro kliması içinde yapılanlar bunların arasında en lezzetlisi, en mükemmeli. Yörede en iyi otlu peynirler ise Gevaş ilçesi, Görentaş beldesi ve civarında ve yalnızca koyun sütünden yapılıyor. Çatak soğanı, düğün çiçeği, yöresel adlarıyla sirik, sirmo, mendo, heliz ve özellikle de kenger, peynir yapımında kullanılan otlardan. Çoğu otun Latince isimleri dışında Türkçe'de adı bile yok.

 Yöre halkı bunların hepsini tanıyor, biliyor ve gerektiği biçimde kullanıyor. Van yemeklerinde de tahmin edebileceğiniz gibi, otlar bol bol yer alıyor. Örneğin her fırsatta keyifle içtiğim ayran aşı dövme buğday, yoğurt, kıyma, un, nohut ve yumurta dışında ıspanak, evelik, pazı, yabani sarmaşık, yarpuz, kişniş otu ve soğan içeriyor. Kavurma, mercimek ve ayva ile yapılan "ayva yemeği", yine kavurma, evelik otu ve erik pestili ile pişirilen "eşkili" gibi meyvelerin kullanıldığı yemekler de var. Van Gölü sodalı bir su. Burada başka göl ya da ırmaklarda bulabildiğimiz hiçbir balık türü yaşamıyor. Sadece Van Gölü'ne özgü bir balık var; inci kefali. Van gölüne açılan tatlı sularda yumurtadan çıkıp belirli bir boya geldiğinde Van gölüne ulaşıyor, burada önce ırmak ağızlarında sodalı göl ortamına alışıyor, sonra göle dağılıyor. Boyu irice bir istavriti pek geçmeyen bu balıklar yumurtlama zamanında tekrar dünyaya geldikleri akarsuya tırmanıyor, burada yumurtalarını bırakıp ölüyorlar.



KAHVALTI BURADA BAMBAŞKA
İnci Kefali çok kılçıklı bir balık. Tuzlanmış halde saklandığı gibi tandırda ya da fırında da pişirilip yeniyor. Ancak klasik pişiriliş biçimi, balığın içi ayıklanmadan, olduğu gibi ızgara edilmesi. Sonra tabakta karnının üstüne oturtuluyor ve balığın eti sırtından bıçakla iki yana doğru kılçıklardan sıyrılarak açılıyor. Bu şekilde balığın iç organları, onları kavrayan ince karın kılçıkları ve sırt kılçığı yerinde kalırken, yenilebilir fileto hiç kılçıksız tabağa devriliyor. Genellikle Anadolu'nun birbirinden güzel yemekleri ancak evlerde yenir. Bunun bir istisnasını Van'da buluyorsunuz. Özel İdare 19. yüzyıl Van evlerinin bir kopyasını Van Kalesi'nin hemen altına yaptırmış. Burası orijinal malzemelerle döşenmiş ve yöre yemeklerini çok iyi bilen Sanal Hanım'a da evin mutfağı teslim edilmiş. Onun Van yemekleri tadılmaya değer.

Van'da bir başka lezzet durağı da özellikle Siirt yemekleri ile tanınmış Aşiyan ev yemekleri lokantası. Kazım Karabekir Caddesi'ndeki bu lokantayı emekli memur Beşir Mahtav ve eşi açmışlar. Pırıl pırıl, tertemiz ve güzel yemekleri var. Van'da mutlaka uğranması gereken bir yer de Eski Sümerbank Sokak'taki kahvaltı salonları. Van'a özgü özel dükkanlarda kahvaltı etme geleneği 1946 yılında başlamış. Seher Kahvaltı Salonu'nun sahibi Veysel Timur ise sokağın en eskisi. 1950'den beri her sabah saat 4'te dükkanını açıyor.Ahmet Örs - Sabah

24/6/2007

Bodrum yavaş yavaş canlanıyor

SELENA DA TATİLDE... Selena dizisi ile çocukların sevgisini kazanan Sinem Kobal ve üç senedir aşk yaşadığı Mustafa Sirmen, geçtiğimiz hafta sonu Bodrum Türkbükü'ne tatile geldiler.


Okullar tatil oldu, futbol ligi bitti. Ünlü tatil beldesi Bodrum da ünlü isimleri ağırlamaya başladı..

Ünlülerin gözde mekânı, tatil beldesi Bodrum yükünü almaya başladı. Beach kulüpler, misafirlerini ağırlamaya başladı. Bodrum'un eski sakinleri de sökün etmeye başladı. Milli Takımlar Teknik Direktörü Fatih Terim, geçtiğimiz hafta sonu eşi Fulya Terim ile evliliklerinin 25. yılını kutladı. Bodrum'daki villasında 100 kişilik bir davetle eşi Fulya Terim'e sürpriz yapan Fatih Terim, yakın dostları ile birlikte gece geç vakitlere kadar eğlendi. Davette havai fişek gösterisi de yapıldı.

10/6/2007

Yaz geldi vakit şenlik vakti

Türkiye’nin doğa ve yayla turizmi bakımından önemli merkezlerinin başında gelen Doğu Karadeniz Bölgesi, haziran ve ekim ayları arasında düzenlenen 150’nin üzerinde yayla şenliği ve festivalle her yıl yüz binlerce yerli ve yabancı turisti ağırlıyor.


RİZE - Yaz deyince insanın ilk aklına gelen şey tatil, tatil denilince de genellikle deniz, kum ve güneş gelir. Son yıllarda ise ‘alternatif turizm’ anlayışı kapsamında yayla, dağ ve kaplıca turizmi öne çıkmaya başladı.

Alternatif tatil yapmak isteyenlerin sayısı her geçen yıl artarken, Türkiye’nin birçok yerinde yayla turizminin geliştirilmesi amacıyla şenlik ve festivaller düzenlenmeye başlandı. Dağ ve yaylaların tanıtımında etkili olan, çeşitli sosyal ve kültürel etkinliklerin yapıldığı şenlik ve festivallerin en fazla yoğunlaştığı bölgelerin başında ise Doğu Karadeniz Bölgesi geliyor.

Doğu Karadeniz Bölgesi vadileri, yüksek dağları, buzul gölleri, zümrüt yeşili yaylaları, tarihi kemer köprüleri ve kaleleri, coşkun akan dereleri, eşsiz doğası, şifalı kaplıcaları ve yöreye has gelenek ve göreneklerin yaşatılmaya çalışıldığı yayla şenlikleri ile alternatif turizm tutkunlarının ilgisini çekiyor. Türkiye’nin doğa ve yayla turizmi bakımından önemli merkezlerinin başında gelen Doğu Karadeniz yaylaları, her yıl yüz binlerce yerli ve yabancı turisti ağırlıyor.

BÖLGEDE 150’İNİN ÜZERİNDE YAYLA ŞENLİĞİ DÜZENLENİYOR
Bölgede Rize, Trabzon, Artvin, Gümüşhane, Bayburt ve Giresun’da bin ile 2 bin 500 rakımlı 2 bini aşkın yaylanın 150’den fazlasında, haziran ayından ekim ayına kadar geleneksel olarak yayla şenliği ve festivaller yapılıyor.

Geçmişte daha çok yaylaya göçü ve yaylada yapılan işleri bir eğlenceye dönüştürmek amacıyla yapılan şenlikler, son yıllarda bölgede gelişen turizme paralel olarak evrensel bir boyut kazanarak farklı yerlerden gelen insanların buluşma ve eğlenme yeri olmaya başladı.

Son yıllarda valilik, kaymakamlık ve belediyelerin de katkıda bulunmaya başladığı gözlenen şenliklerin bazen geniş aileler tarafından da organize edildiği görülüyor.

Resmi kurumlar tarafından düzenlenen şenliklerde, bölgenin doğal ve tarihi güzelliklerinin tanıtılmasının yanı sıra yörenin kültürel zenginliğini geleceğe taşımayı amaçlayan etkinlikler yer alıyor. Yüzlerce kişinin el ele tutup kemençe ve tulum eşliğinde horon oynadığı şenlik ve festivallerde gelenek ve görenekler yaşatılıyor.

ŞENLİKLERDE İLGİNÇ YARIŞMALAR DA DÜZENLENİYOR
Bölgenin doğal zenginliklerinin tanıtımında en etkili unsurlardan olan yayla şenlikleri, yurt içinden ve yurt dışından insanların katılımını sağlamak ve uluslararası boyuta taşımak için son yıllarda belirli bir takvime bağlandı.

Şenlikler kapsamında uzun burun, atma türkü, tahta biçme, çay ve fındık toplama, yüzme, en uzun horon halkası, kuşdili kullanarak haberleşme, balık tutma, ses yarışması, yayla güzeli, fındık güzeli, çeşitli spor yarışmaları, boğa güreşi, güzel atmaca, cins köpek ve buzağı, çorap örme, bal, yöresel yemek ve yöresel giysi yarışmaları da düzenleniyor.

YÖREDEKİ BELLİ BAŞLI ŞENLİKLER
Yöredeki bazı illerde yapılan belli başlı şenlikler ise şöyle:
* Rize:
Ayder Yayla Şenliği, İkizdere Dağ Horozu Şenlikleri, Anzer Bal ve Yayla Şenlikleri, Güneyce Varda Şenlikleri, Güneysu Handüzü Yayla Şenlikleri, Anzer Bal ve Yayla Şenliği, Ardeşen Golazeno Kültür Şenliği, Rize Dağcılık ve Turizm Şenliği.
* Trabzon:
Şalpazarı Ağasar Kültür Şenliği, Kadırga, Sis Dağı, Sultan Murat yayla şenlikleri, Akçaabat Geleneksel Hıdırnebi Yayla Şenliği, Çaykara Kuşmer Yaylası Şenliği, Tonya Kadıralak Yayla Şenliği, Düzköy Karadağ Yaylası Şenliği.
* Artvin:
Kafkasör Kültür Turizm ve Sanat Festivali, Sarıgöl Boğa Güreşleri, Ardanuç Turizm Şenliği, Borçka Kafkas Arı ve Bal Festivali, Yusufeli Boğa Güreşleri, Çamlıbel Yaylası Şenliği, Arhavi Kültür ve Sanat Festivali, Ardanuç Efkari Aşıklar Şenliği ve Karakucak Güreş Festivali.
* Giresun:
Kümbet Yayla Şenliği, Bektaş Yayla Şenliği, Sis Dağı Yayla Şenliği, Karaovacık Yayla Şenliği, Aksu Yayla Şenliği.
* Gümüşhane:
Zigana Dağı Şenlikleri, Kuşburnu ve Pestil Şenliği, Kadırga Yayla Şenliği, Kazıkbeli Yayla Şenliği, Güvende Yayla Şenliği.
* Bayburt:
Dede Korkut Şenlikleri, Soğanlı Yayla Şenliği, Kopuz Köyü Yayla
Şenliği.

ŞENLİKLER BÖLGENİN TANITILMASI İÇİN ÖNEMLİ BİR FIRSAT
Rize İl Kültür ve Turizm Müdürü İsmail Hocaoğlu, şenliklerin yörenin sahip olduğu tarihi, kültürel ve doğal değerlerin yaşatılması ve tanıtılmasına imkan veren en önemli etkinlikler olduğunu söyledi.

Önceki yıllarda daha yerel olan şenliklerin, turizmin gelişmesi ile evrensel bir boyut kazanmaya başladığını ifade eden Hocaoğlu, şenliklerin son yıllarda belirli bir takvime bağlanması ile yabancı turistlerin de bölgeye ilgisinin artırtığını kaydetti.

Hocaoğlu, şenliklerin aynı zamanda Türkiye’nin değişik yerlerine dağılmış bölge insanının buluşma yeri olduğuna işaret ederek, şunları söyledi:
“Şenlikler kültür ve sanat hayatımızın doğal yönlerini, yayla geleneklerimizi, sıcak insan ilişkilerini en güzel şekilde ortaya koymaktadır. Haziran ayı başından başlayıp ekim ayına kadar devam eden şenlikler coşkuyu, sevinci zirveye taşımaktadır. Toplu olarak gösterişli ve törensel birlikteliğin sağlandığı, dayanışmanın, paylaşmanın vurgulandığı, yemyeşil düzlüklerde yılda bir kez yapılan bu eğlenceler hem yöre insanı hem de alternatif tatil arayışındaki ziyaretçiler için önemli fırsattır.”

5/6/2007

Sedir Adası'na yoğun ilgi

Türkiye'nin gözde turizm merkezi Marmaris yakınlarında bulunan Sedir Adası, plajıyla yerli ve yabancı turistlerin ilgi odağı olmaya devam ediyor.

Muğla İl Özel İdaresi'ne bağlı Sedir Adası'nın Müdürü Cemal Gül, adayı yılda ortalama 300 bin kişinin gezdiğini söyledi.

Adada bulunan plajdaki kumların ilginç yapısı nedeniyle ilgi çektiğini de belirten Gül, karbonatlı çamurun bir çekirdek etrafında birikmesiyle oluşan kumları korumak amacıyla çeşitli önlemler aldıklarını söyledi.
 
1980'li yıllarda koruma altına alınan adada sürekli bekçi bulundurulduğuna ve plajın duvarlarla çevrildiğine değinen Gül, plajdan ayrılırken herkesin duş almasının zorunlu tutulduğunu da belirtti. 

Plaja havlu ve çantayla girilemediğini ve kum alınmasına izin verilmediğini vurgulayan Gül, ''adanın kumu nedeniyle her gün binlerce insan buraya akın ediyor. Kumu korumak için iki gözetleme kulesi kurduk. İnsanların duş almasını sağlayarak, kumların dışarı taşınmasını önlüyoruz'' dedi.

Kumun özellikleri

Efsaneye göre, adadaki kumlar 3 bin yıl önce Kleopatra için sevgilisi Antonius tarafından 60 büyük gemiyle Mısır'dan getirildi.

Gerçekteyse kristal kumlar, karbonatlı çamurun bir çekirdek etrafında birikmesiyle oluşuyor.
 
Çapları 1 milimetreden daha küçük olan ve her tanesi aynı büyüklükte bulunan bu özel kum, balık yumurtasını andırıyor.

Kumun rengi denizin rengine de ayrı bir güzellik katıyor. Sedir Adası'nın kumlarının bir benzerinin Kızıldeniz'de olduğu da biliniyor.

Birinci derecede doğal ve arkeolojik SİT alanı durumundaki adada bulunan kumların ateşte yanma ve kendiliğinden çoğalma özelliklerine sahip olduğu da belirtiliyor.
 
Zeytin ağaçlarıyla kaplı adada, doğal güzelliklerin yanı sıra Helenistik ve Roma dönemlerine ait antik tiyatro, agora ve antik liman kalıntıları da bulunuyor.

Adada bulunan milattan önce binli yıllara dayandığı sanılan Dor, Pers ve Romalılardan kalan tarihi eserler ile antik tiyatro da turistlerin ilgisini çekiyor.

5/6/2007

Marmaris'de cennetten bir köşe : Sedir adası


Muğla-Marmaris yolunun, Marmaris sapağından sonra 24. km’sinden sağa  ayrılan yol, 6 km sonra Gökova körfezi’nin bir başka noktasına, Çamlı İskelesi’ne ulaştırır sizi. Çamlı İskelesi’nden doldukça kalkan tekneler Sedir Adası’ne gidiyorlar.

Sedir Adası antik Cedreae (Kedrai) antik kenti ve ünlü Kleopatra Plajı ile tanınıyor. Antik kentten günümüze Apollon Tapınağı, Tiyatro ve nekropol kalıntıları ulaşabildi.


Kedrai sedirler anlamına geliyor. Özellikle gemi omurgası yatırmada kullanılan dayanıklı ağaç sedirin adada varlığı bilinmemesine karşın, eski Yunanca’daki anlamı budur. Rodos Karşıyakası’nın en önemli yerleşimlerinden biri olan Kedrai, surlarla kuşatılmıştı. Kule ve duvarları kıyıda izelenebilen kentin orta kesiminde Dor düzeninde Apollon tapınağı bulunur. Adanın doğu kesiminde ise yüzü kuzeye bakan ve oldukça iyi durumda tiyatrosu vardır. Knidos gibi büyük kentleşmeleri saymazsak, Rodos Karşıyakası olarak adlandırılan Marmaris-Bozburun yöresinde, ilkçağ yerleşimlerinin ancak üçünde tiyatro görülür. Atina ile Isparta arasında süren Peloponnessos Savaşları sırasında kente, İ.Ö. 405 yılında, Atina yandaşı olması yüzünden saldıran Ispartalı  general Lysander, adayı elegeçirmiş ve halkını köleleştirmiştir. Tarihçi Ksenophon bu olayı ayrıntıları ile bildirirken bir yandan da ada halkının yarım barbar olduğunu söyler.


Adanın altın sarısı kumlarından öykülenen Kleopatra ile ilintili anlatım yalnızca abartılı turistik bir masaldır. En yaygın anlatılanı da Kraliçe Kleopatra ile sevgilisi Roma’lı Komutan Antonius’un adada buluşmaları için Mısır’dan gemilerle getirildiği şeklindedir.

Adanın kuzey kıyısındaki kumlar, özel biçimde oluşan kalker damlacıklarıdır ve Ege ve Akdeniz’de Sedir dışında sadece Girit Adası’nda görülür. Ne yazık ki bu kumlar yeterince korunmuyor ve yağmalanıyor. Çok özel jeolojik oluşumlar sonucu ortaya çıkan kumlar giderek azalıyor.

Buna rağmen, Kleopatra plajı nın altın sarısı kumu ve mavinin farklı tonlarını bir arada yansıtan denizi ile ziyaretçileri ilgisini çekmeyi sürdürüyor.
Tekneler Çamlı iskelesine öğleden sonra saat 4-5 arası dönüyorlar.

5/6/2007

KLAS RESORT HOTEL - 4 Yıldız

Mevki : Antalya - Alanya - Kargıcak

Özellikleri :

Kategori :

Konaklama Şekli : Herşey Dahil

Konum : Antalya Havalimanı 140 km, Alanya 16 km, Mahmutlar 4 km, Kargıcak 1km

Tesis Özellikleri : 3 Kaydıraklı Aquapark,Oyun Salonu,Masa Tenisi,Çocuk Bahçesi,Gün boyu Rusça-İngilizce-Almanca Animasyon,Mini Club,Voleybol,Mini Çim Futbol Sahası,Plaj Voleybolu, Açık Hava Diskosu,

Oda Özellikleri : tandart Odalar 28 m2,Corner ve Aile Odaları 40 m2,80 Oda DenizManzaralı,20 Oda KaraManzaralı,duşakabin,küvet,saç kurutma,90 oda da yerler fayans,10 oda da yerler laminant,aile odalar da arada kapı ile bölünmüş çocuk odası,tüm standart odalar 1 french bed+1 single bed,balkon,split klima,55 ekran TV,uydu yayınları,safe box,minibar,direkt telefon,banyoda telefon

Plaj : Deniz 0m(Arada Yol Var),Otelimize ait Özel Plaja otelimiz bahçesindeki alt geçit ile ulaşılır.

5/6/2007

CLASS BEACH HOTEL - 3 Yıldız

Otel özellikleri

Herşey Dahil

0-6 Yaş Çocuk Ücretsiz
Ücretsiz Ulaşım
Uçak Bileti ve Transfer İmkanı

Kategori :

Konaklama Şekli : Herşey Dahil

Konum :

Tesis Özellikleri : 71 oda kapasiteli, 2 restoran(açık-kapalı), bar, 1 yetişkin 1 çocuk yüzme havuzu,özel plaj,market, fitness center, so sporları , hamam ve sauna, oda servisi bulunmaktadır.

Oda Özellikleri : tv, uydu yayını, telefon,saç kurutma makinesi,balkon, klima, banyo küveti, kasa, minibar

20/5/2007

Clup pasifik


OTEL ÖZELLİKLERİ

ODA VE YATAK
154 Oda, 344 Yatak, 78 Standart Oda,76 Club Odası, 1 Engelli Odası, 36 Aile Odası

ODA ÖZELLİKLERİ
Telefon, Direkt Telefon , Duş ve Tuvalet , Banyoda Telefon(In family rooms), Saç Kurutma makinası, Yangın Alarmı , Minibar , Uyandırma Servisi, Kasa, Balkon, Uydu TV , Müzik Yayını, , Internet Bağlantısı, Merkezi Klima, Split Klima
Oda Manzarası: Deniz Manzarası , Bahçe Manzarası, Orman Manzarası

YEME-İÇME
3 Restaurant Kapalı kap:400, Açık kap: 400, Kahvaltı Salonu (toplam kap: 400), Snack Bar, Kafeterya. Pacific Restaurant, 400 kişilik, Balık Restaurant, 100 kişilik, Beach Restaurant, 100kişilik., Lobi Bar, Havuz Bar, Plaj Bar, Restaurant Bar, Disco Bar, Vitamin Bar, , Türk, Uluslararası, İtalyan, Fransız, Vejetaryen, Deniz Ürünleri Mutfakları
Konaklama Tipi:Herşey Dahil

TOPLANTI SALONLARI
1 Toplantı Salonu Toplam kap: 100, Kurumsal internet bağlantısı, Ses Sistemi, Yaka Mikrofonu, Kablosuz mikrofon, Masa Mikrofonu, Ses Kayıt Sistemi, Işık Sistemi, Dvd Oynatıcı, Vcd Oynatıcı, Video, Sahne, Kürsü, Müzik Yayını, Slayt Oynatıcı, Bilgisayar Projektörü, Görüntü Kaydı, Projektör Perdesi, Flipchart, TV, Yazı Tahtası, Faks, Klima

SERVİSLER
Sağlık Odası , Doktor , Çocuk Bakımı , Engelliler İçin Servisler , Uyandırma Servisi , İş Merkezi , Internet , Market , Kuru Temizleme , Çamaşır ve Ütü Servisi , Resepsiyonda Emanet Kasası , Jeneratör , , . Araçlık Açık Otopark

AKTİVİTELER
1 Açık Yüzme Havuzu ve Çocuk Bölümü, Çocuk Havuzu, Su Kaydırağı, Türk Hamamı, Sauna, Masaj, Fitness Merkezi, Kuaför, Jimnastik Salonu, Bahçe , Çocuklar için oyun alanı , Mini Club, TV Odası, Disko

SPOR TESİSLERİ
2Tenis Kortu, 2 Aydınlatmalı Tenis Kortu, Masa Tenisi, Bilardo, Binicilik, Voleybol, Plaj Voleybolu, Basketbol, Bisiklet, Mini Futbol, Profesyonel Futbol sahası, Plaj Futbolu, Gün boyu animasyon, Banana, Rüzgar Sörfü, Kano, Su kayağı, Parasailing Su bisikleti, Jet Ski, Avcılık, Su Sporları, Futbol, Binicilik

Şehir Merkezine Yakın, Sahilde, Side 4 km, Manavgat 7 km, Antalya Havaalanı 65 km

Bağlantılarım

Blogcu ile yapıldı