ANTALYA-TÜRKİYE'nin Rivierası

Etekleri çam ormanlarıyla kaplı, düz olmayan kıyı kesitiyle koylar oluşturanAşağılara inildikçe berrak denizine ulaşılan Toros dağları Antalya’da bulunmaktadır. Yılın 300 gününde yüzülebilen bu bölge, güneş banyosu, farklı su sporları, su kayağı, yelken sporu, dağcılık ve mağaracılık için bir cennettir.
  • GEZİ
    SEYAHAT
    HOTEL
    MOTEL
    TATİL YÖRELERİ
    AKDENİZ
    EGE
    KARADENİZ
    İSTANBUL
    ANTALYA
    TURİZM

BLOG TATİL


Tatil ve turizm rehberiniz

TATİLİMİZİ NEREDE GEÇİRELİM

« Önceki |

27/6/2009

Heybeliadada hafta sonu tatili yapalım.

Halki Palas OteliHeybeliada, İstanbul'un Büyükada'dan sonra en büyük adaşıdır. Şimdiki sanatoryumun bulunduğu Çamlimanı'ndan sandala binip açılanlar bestelemiş "Biz Heybeli'de her gece mehtaba çıkardık" şarkısını. Bir zamanlar bakır madeni çıkarılan adaya Halkı, yani bakır ismi verilmiş, bir heybeye benzediğinden sonraları Heybeliada adını almıştır.

İstanbul'un en çok rağbet gören sayfiye yerlerinden biridir. Sadece doğasıyla, temiz havası ve güzellikleriyle değil, bahriyesi, sanatoryumu, ruhban (papaz) okulu gibi kurumlarıyla da ünlüdür.

Adanın eni 2700 metre, boyu 1200 metredir. 4 tepeden oluşan Heybeliada, İstanbul adalarının orta yerinde bulunmaktadır. En yüksek tepe Değirmentepe'dir (136 metre). Diğer tepeler, Taşocağı Tepesi, Makarios Tepesi ve Ümit Tepesi'dir. Eski adı Papaz Tepesi olan bu tepe 85 metre yüksekliğinde olup üzerinde Papaz Okulu bulunmaktadır. Adada dörtte liman vardır. Güzel bir koyda bulunan Çam Limanı ile Bahriye Limanı bunların en önemlileridir.

Adanın önemli yapıları, Bahriye Okulu, Aye Ofemya Ayazması, Türkiye'nin ilk sanatoryumu olan Heybeliada Sanatoryumu (Kuruluş: 1924), Heybeliada'nın ünlü sakinlerinden olan Hüseyin Rahmi Gürpınar Lisesi, Abbas Halim Paşa Köşkü, Papaz Okulu, diğer dini yapılar ve resmi binalardır. Adadaki, birine "Büyük Tur", diğerine "Küçük Tur" denilen iki tur yolunda, yaz mevsimlerinde eşek ve arabalarla turlar yapılır. Küçük Tur'a, Aşıklar Turu da denmektedir.

Heybeliada da, İstanbul'un diğer adaları gibi, motorlu araçtan arındırılmıştır. Evliya Çelebi, Heybeliada'da bir Bostancıbaşı ile birkaç Subaşı askerinin bulunduğunu, adanın gelirinin Kaptan Paşa'ya verildiğini kaydeder.
Yaz kış açık olan otelde 0-6 yaş arası çocuklardan ücret alınmazken rezervasyon yaptırmak isteyenlere ön ödeme ön koşulu var.
Adres: Refah Şehitleri Cad. No: 88 Heybeliada
Tel: 0 216 351 00 25

Halki Restaurant
Adanın en eski ve en mütevazı restoranlarından biri olan mekanda sadece balık ve deniz ürünleri bulunuyor. Aslında adaya yakışanı da bu... Açık ve kapalı bölümleri olan Halki Restaurant'ın çeşit çeşit mezeler, börek, kalamar, salata ve yarım şişe rakıdan balıktan oluşan mönüsüyle keyifli bir ziyafet çekebilirsiniz.
Adres: Ayyıldız Cad. No: 32
Tel: 0 216 351 85 95

Başak Restaurant
Et ürünleri ağırlıklı bir mönü sunan lokantada balık bulmak da mümkün. Açık ve kapalı olmak üzere iki mekanı var. Köfte veya piliç, salata, börek, fırın makarna, közlenmiş patlıcan salatası, meyve ve çeşitli içkiler tercih edebilecekleriniz arasında.
Adres: Ayyıldız Cad. No: 38
Tel: 0 216 351 12 89

Park Restaurant
Park Restaurant cazip fiyatları ve kaliteli hizmetiyle 1947'den bugüne aralıksız hizmet veriyor. Yaz gecelerinde düzenlenen Türk geceleri ve Yunan geceleriyle, kalitesinden ödün vermeden, yemeklerinde ev tadı ve temizliğiyle misafirlerine keyfili zamanlar vadediyor.

Daha çok balık ağırlıklı olan mönüye et yemekleri ayrı bir zenginlik katıyor. Binbir çeşit soğuk ve sıcak meze de Park Restaurant'ın vazgeçilmez tadları arasında.
Adres: Heybeliada İskele Meydanı Ayyıldız Cad.No:24
Tel: 0 216 351 85 00

27/6/2009

Fethiye - Kelebekler Vadisi

Buraya karayolu ile ulasim yok. Ancak tekne ile gidiliyor. Icerige dogru gidildikce kayalik ve ormanlik bir alanla karsilasiyorsunuz. Burasi Kelebeklerin dogal yasam alani. Duydugum kadariyla 28 farkli tur yasiyor. Agustos ayi onlarin en yogun bulunduklari donem.

Yer Fethiye yakinlarinda. Tekne ile 1.5 saat falan sürüyor.

 

28/9/2007

Bodrum da Gezilecek görülecek Yerler



Antik Kentler

Antik Tiyatro: Bodrum-Turgutreis yolu üzerinde yeralmaktadır. 13.000 kişilik tiyatronun yapılan kazılardan sahne bölümü ortaya çıkarılmış ve oturma yerleri restore edilmiştir.

Kaya Mezarları:Tiyatronun daha yukarısında ve yamaçta Helenistik ve Roma devrine ait kaya mezarları bulunmaktadır.

Myndos Kapısı: Kentin batısında, Halikarnassos'un giriş kapılarından biriydi. Myndos kapısı iki anıtsal kule ile onların ardında şehre girilen kapının yer aldığı bir iç avludan oluşmaktaydı. Bu kapının kuzeyinde yer alan surlar ile kulelerin onarımının birinci aşaması 1999 yılında tamamlanmıştır.

Çıfıt Kale (Aspat): Yarımadanın güneybatısında Bağla koyuna yakın bir kayalık üzerinde kurulmuştur. Çeşitli uygarlıklara ait kalıntılar yer almaktadır.

Antik Kentler: Myndos (Gümüşlük), Termena (Akçaalan) Telmisos (Gürece), Kadıyanda (Aşağıgöl), Theangela (Etrin) Yarımada bulunan antik kentlerdir.

Stratonikeia: Yatağan - Milas karayolu üzerinde bulunan Eskihisar köyündeki harabeler Karya, Roma, Bizans devirlerine ait zengin kalıntılara ev sahipliği yapmaktadır.

Lagina: Yatağan'ın Turgut mevkisindeki Hekate tapınağına toprak yoldan (9 km.) gidilerek ulaşılır. Karia'nın önemli merkezlerinden biri olan Lagina'nın antik bronz çağından beri yerleşim olduğu, yapılan kazılardan anlaşılmaktadır.

Sedir Adeun (Kedreae): Gökova - Akyaka'dan ya da Çamlıköy'den denizyolu ile ulaşılabilen Sedir Adası, doğal ve tarihi güzellikleriyle yörenin gözde ören yerlerindendir. Apollo Tapınağı, tiyatro, antik liman ada da görülecek ilk kalıntılardır. Ünlü Kleopatra plajı da bu adadır.

Sarnıçlar: Yarımadanın hemen tamamında Osmanlılar tarafından yapılan ve bugün 'Gümbet' olarak tanımlanan sarnıçlar görülür. Zamanın zenginleri tarafından kendi adlarına inşa edilmişlerdir.


Kaleler

Bodrum Kalesi (Saint Petrum): M.S. 15. yy.da Rodos Şövalyeleri tarafından St. Peter adına 99 yılda inşa edilmiştir. Halikarnassos'un ilk kurulduğu noktada Zephyrion adası üzerine kurulmuştur. Kale'nin yapımı sırasında Mausolos Anıt Mezarının taşları ve rölyefleri kale duvarlarında kullanılmıştır. Osmanlılar zamanında Kale içindeki kiliseye bir minare ilave edilerek bir cami haline getirilmiştir. Ayrıca bir de küçük Türk Hamamı inşa edilmiştir. 1595'te hapishane olarak kullanılan Kale bugün müze olarak düzenlenmiştir. Yaklaşık 30.000 m²'lik alana sahip olan kalede 5 kule vardır. Bunlar Fransız, İngiliz, İtalyan, Alman kuleleri ile Yılanlı Kule'dir.


Camiler, Türbeler

Mustafa Paşa Cami: Kızılhisar'lı Mustafa Paşa, Bodrum'a tersane yaptırmak için geldiğinde bu camiyi yaptırmıştır (1723).

Tepecik Cami: Mustafa Paşanın kahyası Hamam Ağa tarafından yaptırılmıştır.

Adliye Cami: II. Abdulhamit'in gönderdiği ve halktan toplanan paralarla 1901 yılında yapılmıştır.

Şaldırşah Horasani Türbesi, Kubbeli Türbesi, Mustafa Paşa ve Kaptan-ı Derya Cafer Paşanın mezarlarının bulunduğunu Mustafa Paşa Türbesi, Koyunbaba Türbesi görülmeye değer yerlerdir.


Bodrum'da Eğlence Yerleri

Bodrum Ege kıyıları içinde yaşamının renkliliği ile tanınmış en önemli ilçemizdir. Günün her saatinde değişen canlılığı ve renkliliğin yanı sıra, gece yaşamının olanca çekiciliği Bodrum'un ana karakteridir. İskele Meydanından başlayıp Kumbahçe Mahallesinin sonuna kadar devam eden Cumhuriyet caddesinde yaz geceleri adım başı rastlanan meyhaneler diskotekler, tavernalar ve barlar her yaştan insanın eğlenmesine olanak tanır. Bodrum gecelerinin gizemli koyuluğu içinde, eski çağlardan kalmış bir tılsım gibi parıldayan kalenin manzarası, Bodrum akşamlarına ayrı bir güzellik katar. Cumhuriyet Caddesindeki barların yanı sıra Banka Sokak ve iç limanda da pek çok eğlence yeri bulunmaktadır. Taverna müziğinden caz müziğine kadar her türlü müziğin dinlenebileceği barlarda, Bodrum geceleri olanca çekiciliği ile yaşanır.

26/8/2007

Edremit'te kaplıca turizmi gelişiyor

Ege'nin kuzeyinde zeytinyağı ve temiz havasıyla meşhur Balıkesir'in Edremit İlçesi, adını kaplıcalarıyla da duyurmaya başladı. Bostancı bölgesinin termal turizm bölgesi ilan edilmesinden sonra oksijen bakımından İsviçre Alpleri'nden sonra ikinci sırada olan Edremit, tabii güzellikleri, şifalı kaplıcaları ve plajlarıyla da turizmcilerin iştahını kabartmaya başladı. Entur Edremit Kaplıcaları, şifalı sularının yanı sıra güler yüzlü hizmet anlayışıyla bölge turizmine büyük destek sağlıyor. Günü birlik hizmetin yanı sıra 15 günlük devreler halinde devre mülk sistemiyle pazarlanarak hizmet veren kaplıca tesisinde kür merkezi, fizik tedavi merkezi, aletli jimnastik salonu, çocuk oyun alanları ve kapalı yüzme havuzu, konferans salonu, kafe, kafeterya, restoran bulunuyor.

Balıkesir'in Havran İlçesi'ne bağlı Çamdibi Köyü'nde muhtarlığın işlettiği kaplıca da ilgi görüyor. Aynı bölgede 66 odalı Adramis Termal Otel de hizmet veriyor. Kaplıca sularının bağırsak tembellikleri, safra kesesi ve pankreas bezi salgılarının düzensizliği, romatizmal hastalıklar, damar hastalıkları ve esansiyel tansiyon yüksekliği, yaralanma ve ameliyat sonrası eklem ve adale fonksiyonlarının geri kazandırılması, sebebi farklı ve kısmi ve tam felçler, siyatik, kol ve boyun ağrılarına sebep olan sinir baskılarına iyi geldiği ifade ediliyor. Edremit'e 8 kilometre mesafede bulunan Güre Beldesi'nde belediye tarafından işletilen kaplıcalar ise kış boyu doluluğuyla dikkat çekiyor.

Edremit Belediye Başkanı Yunus Bozbey, yılın 12 ayında tatil imkanı sağlayan Edremit'te son olarak Bostancı bölgesinin termal turizm bölgesi ilan edildiğini, ilçenin adını kaplıcalarıyla da duyurmaya başlamasının sevindirici olduğunu kaydetti.

TERMAL CENNETİ  EDREMİT KÖRFEZİ
 

       
 
          Kent yaşamının sorunlarından kurtulmak ve dinlenmek için yapacağınız bir tatil programında en iyi alternatif termal kaplıcalar...
            Güzelleşmek, genç kalmak, sağlıklı olmak, stresten uzak yaşamak, bedenle zihni mümkün olduğunca dinlendirmek. Tüm bunlar çağımız insanının şiddetle ihtiyaç duyduğu unsurlar. Kaplıcalar ve termal tesisler ise bu ihtiyaçların en kolay karşılığını bulduğunu yerler. Termaller, arkeolojik bulgulara göre yaklaşık 10 bin yıldır tedavi ve terapi amacıyla insanlığın hizmetinde. Termaller, romatizmadan ağrılı metabolizmal hastalıklara, kalp, kan dolaşımı ve damar sorunlarından eklem kireçlenmelerine, sinirsel hastalıklardan, sindirim ve deri hastalıklarına kadar bir çok tedavide olumlu sonuç verebiliyor. Bu anlamda termal turizm, üçüncü kuşak tabir edilen orta yaş üstü yerli ve yabancı turistler için de potansiyel sağlık kaynağı.
          Edremit Körfezi bir termal cenneti...
     Körfezde turizm, deniz ve dağ turizminin yanısıra termal turizme de dayanmaktadır.
       Edremit Körfezi, jeotermal kaynaklar bakımından çok zengin ve önceki dönemlerden beri kullanılan kaplıcalara sahiptir. Edremit’in jeotermalle ısınmaya başlaması ve yakın bir zamanda ilçenin tüm mahallelerinin jeotermal rahatlığını yaşayacak olması sıcak su kaynakları bakımından ne kadar şanslı olduğumuzun bir göstergesidir....

24/6/2007

Bodrum yavaş yavaş canlanıyor

SELENA DA TATİLDE... Selena dizisi ile çocukların sevgisini kazanan Sinem Kobal ve üç senedir aşk yaşadığı Mustafa Sirmen, geçtiğimiz hafta sonu Bodrum Türkbükü'ne tatile geldiler.


Okullar tatil oldu, futbol ligi bitti. Ünlü tatil beldesi Bodrum da ünlü isimleri ağırlamaya başladı..

Ünlülerin gözde mekânı, tatil beldesi Bodrum yükünü almaya başladı. Beach kulüpler, misafirlerini ağırlamaya başladı. Bodrum'un eski sakinleri de sökün etmeye başladı. Milli Takımlar Teknik Direktörü Fatih Terim, geçtiğimiz hafta sonu eşi Fulya Terim ile evliliklerinin 25. yılını kutladı. Bodrum'daki villasında 100 kişilik bir davetle eşi Fulya Terim'e sürpriz yapan Fatih Terim, yakın dostları ile birlikte gece geç vakitlere kadar eğlendi. Davette havai fişek gösterisi de yapıldı.

10/6/2007

Yaz geldi vakit şenlik vakti

Türkiye’nin doğa ve yayla turizmi bakımından önemli merkezlerinin başında gelen Doğu Karadeniz Bölgesi, haziran ve ekim ayları arasında düzenlenen 150’nin üzerinde yayla şenliği ve festivalle her yıl yüz binlerce yerli ve yabancı turisti ağırlıyor.


RİZE - Yaz deyince insanın ilk aklına gelen şey tatil, tatil denilince de genellikle deniz, kum ve güneş gelir. Son yıllarda ise ‘alternatif turizm’ anlayışı kapsamında yayla, dağ ve kaplıca turizmi öne çıkmaya başladı.

Alternatif tatil yapmak isteyenlerin sayısı her geçen yıl artarken, Türkiye’nin birçok yerinde yayla turizminin geliştirilmesi amacıyla şenlik ve festivaller düzenlenmeye başlandı. Dağ ve yaylaların tanıtımında etkili olan, çeşitli sosyal ve kültürel etkinliklerin yapıldığı şenlik ve festivallerin en fazla yoğunlaştığı bölgelerin başında ise Doğu Karadeniz Bölgesi geliyor.

Doğu Karadeniz Bölgesi vadileri, yüksek dağları, buzul gölleri, zümrüt yeşili yaylaları, tarihi kemer köprüleri ve kaleleri, coşkun akan dereleri, eşsiz doğası, şifalı kaplıcaları ve yöreye has gelenek ve göreneklerin yaşatılmaya çalışıldığı yayla şenlikleri ile alternatif turizm tutkunlarının ilgisini çekiyor. Türkiye’nin doğa ve yayla turizmi bakımından önemli merkezlerinin başında gelen Doğu Karadeniz yaylaları, her yıl yüz binlerce yerli ve yabancı turisti ağırlıyor.

BÖLGEDE 150’İNİN ÜZERİNDE YAYLA ŞENLİĞİ DÜZENLENİYOR
Bölgede Rize, Trabzon, Artvin, Gümüşhane, Bayburt ve Giresun’da bin ile 2 bin 500 rakımlı 2 bini aşkın yaylanın 150’den fazlasında, haziran ayından ekim ayına kadar geleneksel olarak yayla şenliği ve festivaller yapılıyor.

Geçmişte daha çok yaylaya göçü ve yaylada yapılan işleri bir eğlenceye dönüştürmek amacıyla yapılan şenlikler, son yıllarda bölgede gelişen turizme paralel olarak evrensel bir boyut kazanarak farklı yerlerden gelen insanların buluşma ve eğlenme yeri olmaya başladı.

Son yıllarda valilik, kaymakamlık ve belediyelerin de katkıda bulunmaya başladığı gözlenen şenliklerin bazen geniş aileler tarafından da organize edildiği görülüyor.

Resmi kurumlar tarafından düzenlenen şenliklerde, bölgenin doğal ve tarihi güzelliklerinin tanıtılmasının yanı sıra yörenin kültürel zenginliğini geleceğe taşımayı amaçlayan etkinlikler yer alıyor. Yüzlerce kişinin el ele tutup kemençe ve tulum eşliğinde horon oynadığı şenlik ve festivallerde gelenek ve görenekler yaşatılıyor.

ŞENLİKLERDE İLGİNÇ YARIŞMALAR DA DÜZENLENİYOR
Bölgenin doğal zenginliklerinin tanıtımında en etkili unsurlardan olan yayla şenlikleri, yurt içinden ve yurt dışından insanların katılımını sağlamak ve uluslararası boyuta taşımak için son yıllarda belirli bir takvime bağlandı.

Şenlikler kapsamında uzun burun, atma türkü, tahta biçme, çay ve fındık toplama, yüzme, en uzun horon halkası, kuşdili kullanarak haberleşme, balık tutma, ses yarışması, yayla güzeli, fındık güzeli, çeşitli spor yarışmaları, boğa güreşi, güzel atmaca, cins köpek ve buzağı, çorap örme, bal, yöresel yemek ve yöresel giysi yarışmaları da düzenleniyor.

YÖREDEKİ BELLİ BAŞLI ŞENLİKLER
Yöredeki bazı illerde yapılan belli başlı şenlikler ise şöyle:
* Rize:
Ayder Yayla Şenliği, İkizdere Dağ Horozu Şenlikleri, Anzer Bal ve Yayla Şenlikleri, Güneyce Varda Şenlikleri, Güneysu Handüzü Yayla Şenlikleri, Anzer Bal ve Yayla Şenliği, Ardeşen Golazeno Kültür Şenliği, Rize Dağcılık ve Turizm Şenliği.
* Trabzon:
Şalpazarı Ağasar Kültür Şenliği, Kadırga, Sis Dağı, Sultan Murat yayla şenlikleri, Akçaabat Geleneksel Hıdırnebi Yayla Şenliği, Çaykara Kuşmer Yaylası Şenliği, Tonya Kadıralak Yayla Şenliği, Düzköy Karadağ Yaylası Şenliği.
* Artvin:
Kafkasör Kültür Turizm ve Sanat Festivali, Sarıgöl Boğa Güreşleri, Ardanuç Turizm Şenliği, Borçka Kafkas Arı ve Bal Festivali, Yusufeli Boğa Güreşleri, Çamlıbel Yaylası Şenliği, Arhavi Kültür ve Sanat Festivali, Ardanuç Efkari Aşıklar Şenliği ve Karakucak Güreş Festivali.
* Giresun:
Kümbet Yayla Şenliği, Bektaş Yayla Şenliği, Sis Dağı Yayla Şenliği, Karaovacık Yayla Şenliği, Aksu Yayla Şenliği.
* Gümüşhane:
Zigana Dağı Şenlikleri, Kuşburnu ve Pestil Şenliği, Kadırga Yayla Şenliği, Kazıkbeli Yayla Şenliği, Güvende Yayla Şenliği.
* Bayburt:
Dede Korkut Şenlikleri, Soğanlı Yayla Şenliği, Kopuz Köyü Yayla
Şenliği.

ŞENLİKLER BÖLGENİN TANITILMASI İÇİN ÖNEMLİ BİR FIRSAT
Rize İl Kültür ve Turizm Müdürü İsmail Hocaoğlu, şenliklerin yörenin sahip olduğu tarihi, kültürel ve doğal değerlerin yaşatılması ve tanıtılmasına imkan veren en önemli etkinlikler olduğunu söyledi.

Önceki yıllarda daha yerel olan şenliklerin, turizmin gelişmesi ile evrensel bir boyut kazanmaya başladığını ifade eden Hocaoğlu, şenliklerin son yıllarda belirli bir takvime bağlanması ile yabancı turistlerin de bölgeye ilgisinin artırtığını kaydetti.

Hocaoğlu, şenliklerin aynı zamanda Türkiye’nin değişik yerlerine dağılmış bölge insanının buluşma yeri olduğuna işaret ederek, şunları söyledi:
“Şenlikler kültür ve sanat hayatımızın doğal yönlerini, yayla geleneklerimizi, sıcak insan ilişkilerini en güzel şekilde ortaya koymaktadır. Haziran ayı başından başlayıp ekim ayına kadar devam eden şenlikler coşkuyu, sevinci zirveye taşımaktadır. Toplu olarak gösterişli ve törensel birlikteliğin sağlandığı, dayanışmanın, paylaşmanın vurgulandığı, yemyeşil düzlüklerde yılda bir kez yapılan bu eğlenceler hem yöre insanı hem de alternatif tatil arayışındaki ziyaretçiler için önemli fırsattır.”

5/6/2007

Sedir Adası'na yoğun ilgi

Türkiye'nin gözde turizm merkezi Marmaris yakınlarında bulunan Sedir Adası, plajıyla yerli ve yabancı turistlerin ilgi odağı olmaya devam ediyor.

Muğla İl Özel İdaresi'ne bağlı Sedir Adası'nın Müdürü Cemal Gül, adayı yılda ortalama 300 bin kişinin gezdiğini söyledi.

Adada bulunan plajdaki kumların ilginç yapısı nedeniyle ilgi çektiğini de belirten Gül, karbonatlı çamurun bir çekirdek etrafında birikmesiyle oluşan kumları korumak amacıyla çeşitli önlemler aldıklarını söyledi.
 
1980'li yıllarda koruma altına alınan adada sürekli bekçi bulundurulduğuna ve plajın duvarlarla çevrildiğine değinen Gül, plajdan ayrılırken herkesin duş almasının zorunlu tutulduğunu da belirtti. 

Plaja havlu ve çantayla girilemediğini ve kum alınmasına izin verilmediğini vurgulayan Gül, ''adanın kumu nedeniyle her gün binlerce insan buraya akın ediyor. Kumu korumak için iki gözetleme kulesi kurduk. İnsanların duş almasını sağlayarak, kumların dışarı taşınmasını önlüyoruz'' dedi.

Kumun özellikleri

Efsaneye göre, adadaki kumlar 3 bin yıl önce Kleopatra için sevgilisi Antonius tarafından 60 büyük gemiyle Mısır'dan getirildi.

Gerçekteyse kristal kumlar, karbonatlı çamurun bir çekirdek etrafında birikmesiyle oluşuyor.
 
Çapları 1 milimetreden daha küçük olan ve her tanesi aynı büyüklükte bulunan bu özel kum, balık yumurtasını andırıyor.

Kumun rengi denizin rengine de ayrı bir güzellik katıyor. Sedir Adası'nın kumlarının bir benzerinin Kızıldeniz'de olduğu da biliniyor.

Birinci derecede doğal ve arkeolojik SİT alanı durumundaki adada bulunan kumların ateşte yanma ve kendiliğinden çoğalma özelliklerine sahip olduğu da belirtiliyor.
 
Zeytin ağaçlarıyla kaplı adada, doğal güzelliklerin yanı sıra Helenistik ve Roma dönemlerine ait antik tiyatro, agora ve antik liman kalıntıları da bulunuyor.

Adada bulunan milattan önce binli yıllara dayandığı sanılan Dor, Pers ve Romalılardan kalan tarihi eserler ile antik tiyatro da turistlerin ilgisini çekiyor.

5/6/2007

Marmaris'de cennetten bir köşe : Sedir adası


Muğla-Marmaris yolunun, Marmaris sapağından sonra 24. km’sinden sağa  ayrılan yol, 6 km sonra Gökova körfezi’nin bir başka noktasına, Çamlı İskelesi’ne ulaştırır sizi. Çamlı İskelesi’nden doldukça kalkan tekneler Sedir Adası’ne gidiyorlar.

Sedir Adası antik Cedreae (Kedrai) antik kenti ve ünlü Kleopatra Plajı ile tanınıyor. Antik kentten günümüze Apollon Tapınağı, Tiyatro ve nekropol kalıntıları ulaşabildi.


Kedrai sedirler anlamına geliyor. Özellikle gemi omurgası yatırmada kullanılan dayanıklı ağaç sedirin adada varlığı bilinmemesine karşın, eski Yunanca’daki anlamı budur. Rodos Karşıyakası’nın en önemli yerleşimlerinden biri olan Kedrai, surlarla kuşatılmıştı. Kule ve duvarları kıyıda izelenebilen kentin orta kesiminde Dor düzeninde Apollon tapınağı bulunur. Adanın doğu kesiminde ise yüzü kuzeye bakan ve oldukça iyi durumda tiyatrosu vardır. Knidos gibi büyük kentleşmeleri saymazsak, Rodos Karşıyakası olarak adlandırılan Marmaris-Bozburun yöresinde, ilkçağ yerleşimlerinin ancak üçünde tiyatro görülür. Atina ile Isparta arasında süren Peloponnessos Savaşları sırasında kente, İ.Ö. 405 yılında, Atina yandaşı olması yüzünden saldıran Ispartalı  general Lysander, adayı elegeçirmiş ve halkını köleleştirmiştir. Tarihçi Ksenophon bu olayı ayrıntıları ile bildirirken bir yandan da ada halkının yarım barbar olduğunu söyler.


Adanın altın sarısı kumlarından öykülenen Kleopatra ile ilintili anlatım yalnızca abartılı turistik bir masaldır. En yaygın anlatılanı da Kraliçe Kleopatra ile sevgilisi Roma’lı Komutan Antonius’un adada buluşmaları için Mısır’dan gemilerle getirildiği şeklindedir.

Adanın kuzey kıyısındaki kumlar, özel biçimde oluşan kalker damlacıklarıdır ve Ege ve Akdeniz’de Sedir dışında sadece Girit Adası’nda görülür. Ne yazık ki bu kumlar yeterince korunmuyor ve yağmalanıyor. Çok özel jeolojik oluşumlar sonucu ortaya çıkan kumlar giderek azalıyor.

Buna rağmen, Kleopatra plajı nın altın sarısı kumu ve mavinin farklı tonlarını bir arada yansıtan denizi ile ziyaretçileri ilgisini çekmeyi sürdürüyor.
Tekneler Çamlı iskelesine öğleden sonra saat 4-5 arası dönüyorlar.

Bağlantılarım

Blogcu ile yapıldı